

















Kreş Anaokulu İletişim | Tel: 0212 327 04 49 Faks:0212 327 04 50 mesepalamudu @mesepalamudu.com Palanga Cad. Mütevelli İbrahim Sok. No:8 Ortaköy - Beşiktaş (Yıldız Parkı üst kapısı karşısı) Anaokulu servisimiz Beşiktaş, Ortaköy, Ulus, Etiler, Dikilitaş, Gayrettepe, Taksim, Şişli, Mecidiyeköy, Fulya, Nişantaşı


|
| | EĞİTİM METODUMUZ Okul Öncesi Dönemin Önemi Çocuklar 2-6 yaş arasında çevrelerindeki dünyayı nasıl algılayacaklarına ve nasıl etkileşimde bulunacaklarına dair bir düşünsel yapı oluştururlar. Bu yapı; kişilik ve davranışlara temel oluşturarak, çocukların bütün hayatı boyunca onlara eşlik eder. Ben kimim, çevremde nasıl bir dünya var, kimler var, ben nasıl davranmalıyım, nasıl hayatta kalacağım? gibi belirli soruların yanıtlarını ararlar. Bu dönem içerisinde, çocuğun kendisini çevreleyen dünya ile ilgili görüşü, yaşadığı deneyimler ile şekillenir. Toplumsal kültür, bu etkileşimlerin içeriğini şekillendirmektedir. Tıpkı hava gibi, kültür, hiç farkında olmadan bizi çevreler ve davranışlarımızı yönlendirir. Bu kültürde çocuğun yaratıcı, girişimci, sorgulayan, araştıran özellikleri sınırlanmakta ve çocuk bir anlamda budanmaktadır. Çocuğun gelişimini ve yaratıcılığını engelleyen kalıplaşmış, katı, geçerliliğini yitirmiş değer yargıları ve geleneksel eğitim metodlarına karşı koyması için aktif, bağımsız, yaratıcı, gözlemci ve zihinsel potansiyelini kullanabilen birey olarak yetiştirilmesi gerekir. Etkin Öğrenme Yöntemi ve Reggio Emilia Yaklaşımı Günümüzde; yaratıcı, sorgulayan, kendine güvenen, karşılaştığı problemleri çözebilen, sosyal çocuklar yetiştirmedeki en geçerli yöntem “Etkin Öğrenme Yöntemi”dir. Etkin öğrenme yönteminde; çocuklar, öğrenmede aktif, seçici, karar verici öğretmenler ise teşvik edici öğrenmeyi kolaylaştırıcı konumdadırlar. Çocuk evimizde Etkin Öğrenme Metodlarından biri olan ve tüm dünyada yıllardır başarılı sonuçlarıyla bilinen Reggio Emilia Yaklaşımı uygulanmaktadır. 
Bir Küçücük Oğlancık Varmış Bir küçücük oğlancık bir gün okula başlamış Pek mi pek akıllıymış. Okulu da pek büyükmüş. Ama akıllı çocuk sınıfına dışarıdan kestirme bir yol bulmuş. Buna çok sevinmiş. Artık okul ona kocaman görünmüyormuş. Bir zaman sonra bir sabah Öğretmen demiş ki: "Bugün resim yapacağız". "Ne güzel" demiş çocuk. Resim yapmasını çok severmiş. Her türlüsünü de yaparmış: Aslanlar, kaplanlar, tavuklar, inekler, trenler, gemiler. Mum boyalarını çıkarmış ve çizmeye başlamış. Ama öğretmen "Durun" demiş. "Henüz başlamayın"! Ve herkes hazır olana kadar beklemiş. "Şimdi" demiş öğretmen, "Çiçek çizmesini öğreneceğiz". "İyi" demiş çocuk. Çiçek çizmeyi çok severmiş. Ve pek güzellerini yapmaya başlamış Pembe, mavi, portakal mum boyalarıyla. Ama öğretmen "Durun" demiş. "Size nasıl yapılacağını göstereceğim". Yeşil saplı kırmızı bir çiçek çizmiş. "İşte" demiş öğretmen. "Şimdi başlayabilirsiniz". Küçük çocuk bir öğretmeninin resmine bakmış Bir de kendininkine. Kendininkini daha bir sevmiş. Ama bunu söyleyememiş. Kağıdını çevirip Öğretmenininki gibi Yeşil saplı kırmızı bir çiçek çizmiş. Bir başka gün Küçük çocuk dışarıdan sınıfa açılan kapıyı Becerdiğinde tam bir başına açmayı Şöyle demiş öğretmen: "Bugün çamurdan bir şey yapacağız". "Ne iyi" demiş çocuk. Çamurla oynamayı çok severmiş. Her şeyi yapabilirmiş onunla: Yılanlar, kardan adamlar, filler, Fareler, arabalar, kamyonlar. Başlamış çamuru Yoğurup sıkıştırmaya. Ama öğretmen demiş: "Durun! Daha başlamayın!" Ve beklemiş hazır olmasını herkesin. "Şimdi" demiş öğretmen. "Bir çanak yapacağız". "Güzel" demiş çocuk. Çanak yapmasını çok severmiş. Ve başlamış yapmaya Boy boy, şekil şekil çanakları. Ama öğretmen "Durun" demiş: "Size nasıl yapılacağını göstereceğim". Ve de göstermiş herkese bir büyük çanağın nasıl yapılacağını. "İşte" demiş öğretmen "Artık başlayabilirsiniz". Küçük çocuk bir öğretmenin çanağına bakmış. Bir de kendininkine. Kendininkini daha bir sevmiş Ama bunu söyleyememiş. Topağını yuvarlayıp yeniden Yapmış öğretmeninki gibi Derin bir çanak. Ve çok geçmeden Küçük çocuk öğrenmiş beklemeyi, izlemeyi, Ve herşeyi öğretmen gibi yapmayı. Ve çok geçmeden Başlamış kendiliğinden hiçbir şey yapmamaya Ama birdenbire Taşınıvermişler başka bir eve, Başka bir şehirde, Ve çocuk gitmiş başka bir okula. Bu okul daha da büyükmüş Öbüründen. Kestirme yolu da yokmuş dışarıdan Büyük basamakları çıkmak Ve uzun koridorlardan geçmek gerekirmiş sınıfa kadar. Ve daha ilk gün Demiş ki öğretmen: "Şimdi resim yapacağız". "Güzel" demiş çocuk. Ve beklemiş öğretmeninin Ne yapacağını söylemesini Ancak öğretmen bir şey söylemeden başlamış dolaşmaya. Küçük çocuğa gelince durmuş. Sormuş: "Resim yapmak istemiyor musun?" "İstiyorum" demiş çocuk. "Ne yapacağız" "Ne istersen" demiş öğretmen "İstediğim renk mi?" demiş çocuk. "İstediğin renk demiş öğretmen. "Herkes aynı resmi yaparsa ve aynı renkleri kullanırsa kimin neyi yaptığını ve neyin ne olduğunu nasıl anlarım ben?" "Bilmem", demiş çocuk. Ve başlamış çizmeye. Yeşil saplı kırmızı bir çiçeği.
Helen Buckley (Çeviri: Jale Onur) |